Orta Dünya Notları -Bölüm 2

0

1) Tolkien ve Savaş Teknolojisi

Tolkien, “Gondolin’in Düşüşü”nün ilk versiyonlarında (1916-1917) oldukça ilginç bir savaş aleti tasvir eder: Bronz bir ejderha. Ejderhanın içinde orklar taşınır ve Balrog tarafından kullanılır. Gondolin’in kuşatmasında savaş alanına kayıp vermeden ulaşma veya savaş alanında kayıp vermeden ilerlemek için geliştirilmiş bir savaş aletidir. Zırhlı nakil aracını çağrıştıran bu savaş makinesini ilginç kılan ise o dönem itibariyle zırhlı personel taşıyıcılar veya paraşüt indirme için kullanılan uçakların henüz yapılmamış olmasıdır. Tolkien’in hayal gücü, bir nesil sonra ortaya çıkacak tank (*), zırhlı personel taşıyıcılar ve hava indirme için ilham olabilecek bir savaş aracını, fantezi türünün niteliğine uygun olarak inşa etmiş ve belki de bu tür savaş araçlarına ilham olmuştur.

H.G. Wells’in bu konulardaki fikirlerinden Churchill’in doğrudan esinlendiği ve savaş endüstrisine etki ettiği bilinen bir gerçektir. Aynı şekilde Tolkien’in ilhamlarından da faydalanılmış olunması akla uzak gelmez.

2) İyilerin Zaafı Kötülerin Gücü

Efsane-i Tolkien’de (Tolkien’s Legendarium) aslolan iyiliktir. Kötülük, iyiliğin zaafından beslenerek gelişebilir. Melkor’un ilk planları Fëanor’un zaafı sayesinde sonucuna ulaşır. Cücelerin altın hırsı, Thrór’un açgözlülüğü, Ejderha Smaug’un gelişine davetiye çıkarır. Cücelerin hırsla çok derin kazmaları -mithril cevherini çıkartmak için- eski çağlardan bir kötülüğün, Balrog’un uyanmasına sebep olur. Isildur’un Tek Yüzük’ün büyüsüne kapılması Sauron’un bir sonraki çağın kıyametini getirmek için dönüşünü sağlar.

Özetle; Tolkien, Orta Dünya Tarihi’nin akışına her zaman iyileri özne kabul ederek bakar.

3) Tek Yüzük’ün Değişmezliği Üzerine

Sauron, Tek Yüzük’e kendi kötülüğü ve şehvetleri adına ne varsa yükler ve sonradan onu “değişmez” kılar. Tek Yüzük’ün en önemli özelliklerinden biri, belki de birincisi, değişmezliğidir. Formu dahi buna uygundur; tam dairesel bir formda ilerisi, gerisi, öncesi, sonrası, değişik halleri yoktur. Orta Dünya’da ise mevsimler, insanlar, hobbitler, çağlar, hatta elfler değişir. Her şey değişirken ve bu değişim ile birlikte ölürken, unutulurken -elf örneğinde olduğu gibi Mandos’un Salonları’nda bekleyip dönerken- kısaca değişim kanununa bağlıyken Tek Yüzük, bu kanunun dışında kalır.

Bu yönüyle Tek Yüzük, isyanın ve kişinin kendini kuşatan kanunların/her şeyin üstünde, kendi rabbi olma iddiasının en iyi ifade edilmiş sembolüdür.

4) Güç Değil Niyet ile Çizilen Kaderler

Efsane-i Tolkien’in karakterlerinin kaderleri -iyi bir sona veya kötü bir sona çıksın- niyet ile çizilen kaderlerdir. Karakterlerin gücü ve kabiliyetleri kaderleri üzerinde daha az etkide bulunur; ancak niyetleri sonucu belirleyen bir etkiye sahiptir. Faramir’in Yüzüklerin Efendisi’nin eklerinde anlatılan olağanüstü kabiliyetleri söz konusudur ancak Faramir’e hikayedeki yerini ve şerefini veren Tek Yüzük’ün Mordor’a gitmesine izin vermesidir. Boromir’in daha büyük bir savaşçı olarak kabul görmesi ve kahramanlığı ise onu kardeşinden daha yüksek bir konuma çıkartmaz çünkü o, yüzük ile sınavını kaybeder yani niyeti, sonunu ve hikayedeki rolünü belirler. Örnekler tüm karakterleri kapsayacak şekilde arttırılabilir.

5) Bilgeler ve Krallar

Turgon, Orta Dünya’da hüküm süren ilk elf krallarındandır. Bir elinde bilgeliğin sembolü olan Hüküm Asası’nı tutarken diğer elinde kılıcı tutar. Tanımladığımız resim onun sembolik resmidir. Bu yönüyle bir “bilge kral” imgesi oluşturur. Tolkien aynı sembolizmi kitap boyunca sürdürür. Aragorn gibi örnekler bir yana, bir dönem dahi adil hükmetmiş Denethor gibileri de sadece iktidara, siyasi beceriye değil, aynı zamanda irfana sahiptir. Yüzüklerin Efendisi’nde Denethor, “Gondor İrfanı”nı en iyi bilen kişi olarak geçer. René Guénon’un “maddi iktidar ve manevi otorite” olarak ele aldığı konu, “Bilge Kral” arketipi üzerinden kendini Efsane-i Tolkien boyunca tekrar eder. Galadriel örneğinde olduğu gibi bazen Bilge-Kraliçe’ye dönüşür. Aragorn ve Gandalf örneğinde olduğu gibi “Bilge” ve “Kral” da olabilir. Bu yönüyle Gandalf ve Aragorn temsili, Hızır (as) ve Zülkarneyn (as), Merlin ve Arthur, Akşemsettin ve Fatih gibi tarihi veya mitolojik karakterlerle de benzerlik gösterir.


(*) Tankların ilksel örnekleri az sayıda da olsa 1. Dünya Savaşı sırasında vardı ancak bunlar hantal ve küçüktü; personel taşıma ve koruma amacıyla da kullanılmıyorlardı. Tolkien’in de savaştığı ve iletişim memuru olduğu çok kısa dönem içinde bunları görmüş olma ihtimali yok gibidir. Tankların sayısı az olmakla birlikte savaşa etkileri de hiç hükmünde olduğundan Tolkien’in ilhamında bir payı olduğunu düşünmek mümkün olmaz. Ancak 2. Dünya Savaşı’nda -Gondolin’in Düşüşü’nün yazılmasından 20 sene sonra- Tolkien’in tanımına uygun araçlar etkili bir şekilde savaş alanında yerini aldı.


‘Ejderha Glaurund’ İllüstrasyonu © Markus Erdt

Paylaşın.

Yazar Hakkında

Leave A Reply