Kainat’ın Musikisi – Bölüm 2

0

Müzik bizimle o denli birleşiktir ki, istesek bile ondan ayrı olamayız.

Boethius / De Institutione Musica

Kopernik, Kepler, Galileo ve Newton gibi çığır açan biliminsanlarının müzik konusundaki yaklaşımlarına dönmeden önce, Kainat’ın Müziği kavramının Rönesans sonrası Avrupa’ya nasıl taşındığını incelersek, bu kavramın ne kadar merkezi algılandığını görebiliriz. 6. yüzyılın başlarında, Roma Devleti henüz ortadan kalkarken, senatör olan ve hayatı idam edilerek biten Boethius, döneminin önemli bir devlet adamı olduğu kadar önemli bir filozofuydu. Dante’den Chaucer’e kadar bir çok kişiyi etkileyen Felsefenin Tesellisi kitabını, idam edilmeden önce, hapis tutulduğu son yılında yazmıştı. Tanrı’nın mutlak iyi olan ve İyi’nin kaynağı olan olarak tanımlandığı kitapta Boethius, Felsefe Hanım’a (Lady Philosophy) kader, adalet, özgür irade, insanın tabiatı ve iyi kötü kavramları konusunda sorular sorar. Felsefe Hanım, güçten, zenginlikten ve meşhurluktan aşağı düşen Boethius’a, talihin değişken olduğunu ve önemli olanın kişinin içindeki asıl erdem olan mutluluk olduğunu anlatır. Mutluluk insanın içindedir ve talihin değişkenliği bunu etkilemez.

İlgi çekici bir biçimde Tolkien araştırmacısı olan ve kendisiyle bizzat tanışmış olan Tom Shippey de, The Road to Middle Earth kitabında Tolkien’in kötü üzerine olan yaklaşımının Boethius’tan da hissesi olduğunu anlatır. Shippey, Tolkien’in Boethius’un çevirisini iyi bildiğini ve özellikle Frodo’nun, Ağaçsakal’ın ve Elrond’un sözlerinde Boethius alıntıları olduğunu belirtir. Bu bahsi iyilik ve kötülük ya da Batı literatüründe daha iyi bilinen ismiyle Teodise sorunu üzerine bir yazıya havale ederek, Boethius’un konumuzdaki yerine dönmeyi tercih ediyorum.

Boethius’un yazdığı diğer bir eser ise müzik üzerinedir. Antik Yunan eserlerini Latince’ye tercüme eden Boethius, De Institutione Musica isimli eserinde Antik Yunan’ın müzik üzerine olan düşüncelerini ve yaklaşımını kendi eklemeleriyle ortaya koymuştur. 6. yüzyılda yazılan bu eser Orta Çağ ve Rönesans dönemi yazarları için önemli bir kaynak olmuştur. Boethius’un müzik hakkındaki görüşleri Pisagor, Platon ve Aristoteles çizgisinde şekillenmiş ve felsefenin bir parçası olarak var olmuştur. Pisagor’un Kozmos’u oluşturan sekiz gezegenin dönüşlerinden çıkan sesleri dinlediğini ve Platon’un kainatın ruhunun müzikal bir ahenk ile meydana geldiğini söylemeleri, Boethius’un etkilendiği kavramları ortaya koyan bir iki örnek olarak sıralanabilir.

'Felsefenin Tesellisi' kitabından bir sayfa

‘Felsefenin Tesellisi’ kitabından bir sayfa

Boethius’a göre 3 farklı müzik vardır, bunlar sırasıyla şöyledir:

  • Musica Mundana
  • Musica Humana
  • Musica Instrumentalis
    .

Sondan başa doğru gidersek, Musica Instrumentalis, enstrümanlar ve vokal ile yapılan müziktir ve en alt seviyededir. Bu müzik ile ilgilenen kişiler sadece yorumlayıcıdırlar; hakiki müzik ile bağlantıları yoktur. Müzik ile ilgili düşünceleri ya da sorgulamaları hiç olmamıştır. Musica Humana ise insanın bedeninin ve ruhunun oluşturduğu ahengin içsel müziğidir. Bu müziğin karşılığı ise bestecilerdir; onlar yetenekleri ile müziği oluştururlar; duydukları ve ortaya koydukları, içsel müziklerinin yansımasıdır. Musica Mundana ise Kürelerin Ahengi olarak ortaya koyduğumuz, dünyanın ve diğer gök cisimlerinin oluşturdukları müziktir. Bu müzik ise Boethius için, ancak felsefecilerin, kuramcıların ilgilenebileceği bir müziktir, çünkü Musica Mundana mevsimlerin değişiminden, elementlerin birleşimine dek tüm cisimlere etki eden, onların değişimini ve hareketlerini içeren müziktir. Boethius için hakiki müzik Musica Mundana’nın ve Musica Humana’nın birleşiminden oluşur. Bu konudaki hakimiyet ise eğitim, sorgulama ve düşünme ile olur ki, bu da ancak felsefecinin ve kuramcının yapabileceği bir şeydir. Boethius’un müzik hakkındaki görüşleri yazının başında değindiğim Felsefe’nin Tesellisi kitabında da içkin bir biçimde mevcuttur.

(Musica Mundana) Felsefe’ye hem etik hem de metafizik alanda hizmet eder: Felsefe’ye devaları doğru nizamda uygulamayı öğretir; insana kendi hayatına rehberlik edecek sevgi ve nizam misali sunar; Tanrı’nın varlığını ve kudretini gösterir; iyiliğin, Kainat’ı yöneten Tanrı’dan dolayı olduğuna mutlak bir delil verir.

Boethius / De Institutione Musica

Boethius üzerinde bu kadar durmamın sebebi, Antik Yunan’ın kavramlarının Orta Çağ ve sonrasında Rönesans Avrupası’na aktarımında önemli bir rol sahibi olmasıdır. Bu aktarımda da özellikle Müzik önemli bir rol oynamaktadır. Bilim kavramının henüz felsefeden ayrışmadığı bir dönemde, trivium (üç yol) ile quadrivium (dört yol) olarak sınıflandırılan yedi özgür sanat/maharet içerisinde Müzik de yer almaktadır. Plato’nun öğretisinde trivium, bu yedi özgür sanatın/maharetin ilk seviyesindeki üçlemedir. Bunlar sırasıyla gramer, mantık ve retoriktir. Bu üçlü; bir kavramın, konunun ya da sözün insanın zihnine girişini, işlenmesini ve çıkışını oluşturur. Bu üçlünün üzerinde ise quadrivium olarak adlandırılan sınıf vardır. Bu sınıf ise aritmetik, geometri, müzik ve astronomidir. Bu dörtlü ise sırasıyla sayıyı, sayının mekandaki durumunu, sayının zamandaki durumunu ve sayının zaman ve mekandaki durumunu incelerler. Ancak bu eğitimden geçen bir kişi felsefe ve/veya din üzerine konuşabilir, yani bu eğitim bir hazırlık eğitimi gibidir.

Müziğin matematik ile olan ilişkisini bu sınıflandırmada da görmek mümkündür. Müzik sayıların zamandaki durumu olarak tanımlanır ve quadrivium’da yerini alır. Astronomi ise sayıları hem zaman hem de mekan üzerinden inceler; bu nedenle Antik Yunan ve oradan aktarımla Orta Çağ Avrupası’nda müzik ve geometrinin birleşimi olarak görülmektedir. Müziğin, sayıların zaman içerisindeki yerlerini inceliyor olmasının sebebi, Pisagor’dan beri gelen ahenk (harmony) arayışıdır. Bu ahengin olmadığı bir an yoktur; müzik ise bu ahengin yansımasıdır ve sayılarla ifade edilebiliyor olması, ahengi bizim aklımıza yaklaştırır. Astronomi ise bu ahengin mekana ait sayılarla yani geometri ile birleştiği alandır.

Ahengin matematikleştirilmesi olarak görebileceğimiz müzik ve buradan yola çıkılarak ortaya koyulan Kainat’ın Müziği – Musica Universalis ve Kürelerin Ahengi – Harmony of the Spheres kavramları sonraki dönemde de biliminsanları için önem arz etmeye devam etmiştir.

Devam edeceğiz…

Paylaşın.

Yazar Hakkında

Leave A Reply